Yazılar

Kurumlarda “Kültür” Kavramı

Kültür kavramının hem kurumlara hem de bireylere etkisi büyük. Kültür sözlük anlamına baktığımızda; tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü. Yani sahip olunan değerler ve edinilen eğitimlerle de geliştirilerek, insanın kim olduğunu gösterme şekli olarak özetlenebilir.

Bireylerin ailede başlayan öğretilerini içinde bulundukları toplumun kültür ögeleri ile destekleyip, kendi düşünce ve inanışları ile harmanladıkları bir değerler dizisi oluşturmaları söz konusu diyebiliriz. Birbirinden farklı ortamlarda gelişimini sürdürmüş, farklı değerlere sahip pek çok bireyin belli bir çatı altında toplanması ile oluşan kurumların başarısı ise bireylerce desteklenen bir “kurum kültürü” oluşturmayı gerektiriyor.

Kurum kültürü; ortak inanç, anlayış, davranış ve varoluş felsefesi sağlar.

Eski ve köklü kurumların yıllar içinde kurucuları, yönetim kadroları ve bir fiil çalışanları tarafından oluşturulmuş kurum kültürleri bulunduğunu görürüz. Bu kültür, kendisini kuruma ait bir mekana adım attığınızda size hissettirir. Karşılanma şeklinizden güvenlik unsurlarına, mimari ve sanatsal yani görsel unsurlardan ikramlara, toplantı alışkanlıklarından çalışanların iş yapış biçimleri ve prosedürlere, yöneticilerin birbirlerine ve çalışanlarına davranışlarından pazarlık yaklaşımlarına kadar kurumun kültür unsurlarını ve değerlerini net olarak hissedersiniz.

Bazı kurumların çalışma ortamlarında susmayan telefonlar, birbirine seslenerek konuşan çalışanlar, bir telaş, bir koşturma hakim iken, bazılarında milimetrik şekilde düzenlenmiş masalarda, ekrana kilitlenmiş, aşırı özenli giyimli çalışanlar görebilirsiniz ve bu sessizlikte yanlarından geçerken öksürmeye çekinirsiniz. Biz danışmanlar çok farklı şirketler içinde bulunduğumuzdan her kurumu hızlıca gözlemleme yeteneği edinmişizdir. Edinilen kültürün doğru veya yanlış yanları olabilir ancak oradadır ve her nefeste varlığını algılarsınız. Bu tip kurumlarda kültürün artık amaca hizmet etmeyen yanlarını değiştirmek imkansız değil ancak zordur ve farklı taktikler gerektirir.

Aynı şekilde belli bir kurumda yeni işe başlayan kişiler de kurumla ilgili algılarını orada yaşamaya başlayınca gördükleri kültür unsurları ile netleştirmiş olur. Adaptasyon süreçleri çoğu zaman yazılı olmayan ve eski çalışanlar tarafından yönlendirmelerle kendini gösteren davranış modellerini anlamakla geçer. “Bizim burada böyle yapılır”, “bu davranışlar hoş karşılanmaz”, “maillerde to/cc kuralları şunlardır” gibi günlük hayatı çok etkileyen kurallar dizisi özellikle farklı şirketlerden gelmiş yeni çalışanların en çok uğraştığı konular olarak ortaya çıkmaktadır.

Daha yeni veya kurum kültürü tam oturmamış şirketlerde ise; işe, yöneticiye, duruma bağlı uygulamalar, çalışanların genelinin temsil ettiği değerler, yönetim tarafından ortaya konmuş ancak çalışanlarca tam olarak benimsenmemiş bir takım kültür unsurları görmek mümkündür. Bu tarz kurumlar değişime daha açıktır ancak bu noktada kuruma ve başarısına en iyi şekilde hizmet edecek kültürü oluşturabilmek ve benimsetmek önemlidir.

Genel kurum kültürünün alt başlıkları olan yani kim olduğumuzdan yola çıkıp, nasıl davranmamız gerektiğini ayrıştıracak diğer önemli kültür alanları ise hizmet kültürü, satış kültürü ve çok önemli bir alan olanyönetim kültürüdür. Bir kurumun ana değerlerini, vizyonu ve misyonunu buna bağlı çalışma felsefesini ortaya koyduktan sonra bu kurumun müşterilerine nasıl hizmet sunacağının, satışlarını hangi değerleri baz alarak yapacağının, yöneticilerinin nasıl davranışlar sergileyen yöneticiler olacağının da kurallarını belirlemek ve ilgili tüm bireylerin buna inançla uyumunu sağlamak önemlidir.

Kurumların vizyon, misyon, hedef ve başarılarına hizmet edecek doğru kültür unsurlarını benimsemesi ve yaygınlaştırması bu noktada büyük önem taşır. Çok önemli bir diğer unsur ise çalışanların kendi değerlerine ve kültürlerine uygun kurumlarda görev yapıyor olması, kurum değerlerini hayata geçirirken kendi değerlerini de yaşıyor ve yaşatıyor olmasıdır. Kurumların ve bireylerin çalışan ve iş seçiminde öncelikli olarak bu noktayı dikkate alması uzun vadede büyük fayda sağlayacaktır.

Ve unutulmamalıdır ki; kurum kültürü bugünden yarına değişecek veya oluşturulacak bir şey değildir, hedefe doğru her gün, her durumda atılacak adımların bütünüdür, kararlılık ve zamana ihtiyaç vardır.

Meriç KORALTÜRK POLAT