Yazılar

Yaşam ve Beyin

Bir süredir yazmayı planladığım bir konu. Çok basit uygulamalar ancak etkisi fazla.

Oksijen,Su, Gilkoz ; Beyin enerjisini bu üç yolla sağlar.

Beyin tüm vucudun % 2 sini kapsıyor olabilir ancak tüm enerjinin % 25 ini tüketiyor.

Beynin yakıta ihtiyacı var bu yakıtı vermezsek yaşlılık ve tüm kayıplar çok kısa sürede yaşanır. Kendini onar emrini verecek yer beyin.

Beyin, bilgiyi işleme,ondan yararlanma,ondan üretim yapmak için bir hazinedir.Hepimiz eşit öğrenme kapasitesi ile dünyaya geliyoruz.Farklılık sonradan beynimizi nasıl kullandığımızla ortaya çıkıyor. Beyinin çalışması için enerjiye gereksinim var.

Oksijen;

Beyin biyokimyasal elektrik ile çalışır. Elektrik için oksijen ve glikoza ihtiyaç var.Oksijen için doğru nefes egzersizleri uygulamalısınız.Sağlığınız için çok önemli.Doğru nefes ile alınan oksijen, beynin fonksiyonlarının çalışmasını sağlar.

Glikoz;

Karbonhidratlar,şeker formatında besinler.Kan şekeri özellikle…Düşerse beyin çalışamaz. Sık ama az yemek yemeyi ihmal etmeyin. Kan şekeri sabit ve dengede olmalı

Su;

Beynimizi korur ve rahatlatır. Beyin hücrelerine oksijeni taşır.Solunum için gerekli oksijenin nemini ayarlar. Susuzluk gergin ve sinirli olmaya sebebiyet verir.Konsantrasyonu azaltır.Su içme alışkanlığını önemseyin.

Yaşamın incelikleri hep basit bir sistem üzerine kurulu aslında.Zora sokan, harap eden insanın kendisi.

Makinenin sahibi işi biliyor ve bu hassasiyete uyum sağladıktan sonra her şey yerli yerinde çalışıyor.

Yaşadıklarımız, düşüncelerimiz ve yaptığımız seçimler doğrultusunda gerçekleşiyor.Eğer temiz bir zihne sahip isek yaşam dengeli, eğer zihnimiz karışık ve dağınıksa o zaman yaşamımız takıntı,sıkıntı,endişe ve anlamsız öfkelerle dolu oluyor.Bu yönde şekillenen hayat bize  zevk vermiyor hem kendimize hem de çevremize zararlı oluyoruz. Tıkanıklık öyle bir hal alıyor ki değişmek kurtulmak isteyen başaramıyor pes ediyor ve sistem aynı kısır döngü içinde tutuyor, kurtulmanın yollarından biri önce iyi olmayı isteyin.

Doğru Beslenin, Doğru Nefes alın Su içmeyi unutmayın.

Öğrenmek kişiliğimizi ve insanlığımızı güçlendirme fırsatıdır. Yaşam kalitemizi yükseltir.

Bilinç; kişinin kendisine, çevresine ve bir bütün olarak yaşadığı dünyaya ilişkin farkındalık durumudur. Bilinçaltından gelen mesajlarımızı doğru okumamızı sağlayacak olan kendimizle kuracağımız pozitif iletişimdir. Daha güne başladığınız ilk saatlerde olumsuz bir konuşma, gün boyunca iş yerinize, özel hayatınıza mutlaka yansır. Bunlar tesadüf değil bizatihi bizim seçimlerimiz. Nasıl başlarsa öyle gider sözünü hatırlarsınız. Eskilerin pek çok sözü bu duruma işaret eder. Bilinçaltı gücümüzü arttırdıkça, davranışlarımızın kalitesi de yükselir. Kendimiz ile barışık,daha huzurlu bir insan olabiliriz.Beynimizin çalışma ilkelerini iyi anlarsak onu daha verimli kullanabiliriz. . .

Beynimizin en temel ayrımı sağ ve sol beyin şeklindedir. Birbirlerine Corpus Callosum adı verilen bir sinir ağıyla bağlantılıdır. Bu bağlantı ile loblar, aynı girdiden farklı programlar çalıştıran iki bilgisayarmış gibi davranırlar. İkisinin uyumlu olması çok önemli.Hangi lobun daha etkin olacağı doğuştan belirleniyor yüzde otuz oranında, ancak daha sonra yaşamda edinilen deneyimler, eğitimlerle gelişebilir.

Sağ Beyin İşlevleri; Yaratıcılık, Bütünü Görme, Subjektif, Sezgisel, Hissetme, Duyma, Koklama, Tat alma, Yaparak öğrenir, Duygusal, Yüzleri hatırlar, Daha fazla risk alır, Yazılı ya da görsel talimatlara uyar, Problemleri bütüne bakarak çözer, Çizimi ve nesneleri kullamayı tercih eder, Benzerlik arar, Eş anlamlı biçimde düşünür . Sağ beyin; Yaratıcı zekayı temsil eder.Semboller kullanır, mecaza meraklıdır.Görerek,duyarak öğrenir.Sezgiseldir.Hislerini takip eder.Müziğe, vucut diline, dokunmaya duyarlıdır. Vücudun sol tarafındaki duyu organlarını ve vücut hareketlerini kontrol eder.

Sol Beyin İşlevleri; Adlandırma, Matematik, Dil becerisi, Sistemli, Analiz eder, Disiplinli, Objektif, Sınıflandırma yapar, Mantık yürütür, Duyguları kontrol eder, İşitsel ve görsel yollarla öğrenir, isimleri hatırlar, Az risk alır, Sözlü talimatlara uyar, Problemleri parçalayarak çözer, Yazmayı ve konuşmayı tercih eder, Matematiksel düşünür, Farklılıkları arar, Rasyoneldir, Planlıdır, Sol beyin; konuşma ve dil merkezidir. Analitik ve adım adım düşünür.Sebep ve sonuç ilişkisi kurar. Ayrıntılara meraklıdır. Bilgiyi ardışık işler.Sayısal işlemlerde iyidir.Vücudun sağ tarafındaki duyu organlarını ve vücut hareketlerini kontrol eder. . . Öğrenme ve düşünce sürecindeki başarı bu iki lobun dengeli bir şekilde kullanılmasını gerektirir. Bu uyumun yakalanması egzersizlerle mümkün.

Sol lob baskın ise sağ lobu geliştirmek için; 1- Zihinde canlandırmalar yap, resimleri büyült küçült renklerini değiştir. 2- Karşıtları gör 3- Olayları detaylandır 4- Jestleri anlamlandır 5- Sesinle oyna, ses tonunu şiddetini değiştir 6- Enstruman kullanmayı öğren 7- Leonardo Da Vinci ‘nin otobiyografisini oku 8- Empati yap 9- Spor yap 10-Resimli bulmacalar çöz

Sağ lob baskın ise sol lobu geliştirmek için; 1- Şiir , şarkı sözü ezberle 2- Hedef koy, odaklan 3- Eleştiri yap, sorgula 4- Mantıklı kararlar almaya öncelik ver 5- Yapabileceklerini erteleme 6- Sözel bulmaca çöz . . . Tarih boyunca eşine az rastlanan sanatçılardan Leonardo da Vinci çok yönlüdür.Bir bilim adamı olarak,Matematik, Mimarlık,Dil,Mantık,Anatomi gibi alanlarda olağanüstü ve hayal gücü, resim,renk,ahenk,müzik ve şekil kullanma kabiliyetlerinde de yine olağanüstüdür. Beynin her iki yanınını dengeli kullanan en iyi örnektir.

Sağ ve sol beyin korelasyonu için önerilen egzersizler 1- Bedensel / Beynin sağ tarafını sol, sol tarafını sağ kısma yönlendiren el/kol/bacak hareketleri 2- Okuma / okumak sağ ve sol lobu birlikte harekete geçirir.Okurken sol taraf takip eder, sağ taraf okunanı hayal eder. 3- Rutin kır / Alışkanlıkları değiştir sağ el ile yazıyorsan sol elini kullanmayı dene gibi 4- Otobiyografi egzersizi / hayat hikayeni yazarken detaylara in. Büyüdüğün ev, mahalle, okul , arkadaşlarını detaylı tarif et. 5- Yürüyüş / açık havada yürü. Beyin açık havada çok daha yüksek performansla çalışır.Yürürken kollarını adımlarının ters yönünde hareket ettir. . . . Hayat olması gerektiği gibi değil olduğu gibi, onu değiştiren bizim bakış açımız, olayları algılama biçimimiz ve açıklama stratejilerimiz ez cümle ile bizim seçimlerimiz.

Kendinize iyi bakın gücünüzü kullanın.

Sevgilerimle,

Derya Akkaya

Akıl Dışında Kurtuluş Yoktur

İnsanın şöyle bir huyu var, hepimiz belgesel izleriz. O belgesellerde dünyanın bir yerinde kaplanlar ceylanları yer, denizin bir kaç yüz metre altında farklı şeyler olur ya da uçak kazaları neden olmuş bunları öğreniriz. Bu belgeseller yarım saat hadi bilemedin en fazla bir saat sürer. Belgesel bitip de yazılar geçmeye başladığı andan itibaren bizim için izlediklerimizin gerçekliği sona ermiştir. O izlediklerimiz yarım saatliğine o televizyon ekranının içinde geçerli diye düşünürüz. Böyle düşündüğümüzü de farketmeyiz.

İnsan aklının çalışma prensipleri var. Bilinç dediğimiz şeyi her ne kadar anlayamamış olsak da, beynin nasıl çalıştığına dair günlük yaşamla ilgili pratik bilgilerimiz var. Bu bilgilere dayanarak insanda, düşüncede çarpıtma diye bir özellik olduğunu biliyoruz. İnsan görmez, gördüğüne inanmaz, inanmadığı şey üzerine hikaye uydurur.

İş hayatında sıradan bir iş gününde biz bu beyni kullanıyoruz. Bu nedenle de aldığımız kararlar, düşünce süreçlerimiz, iş faaliyetlerimiz de böyle yürüyor. İşyerinde kullandığımız beyin kasaptan gelmediğine göre, bir kaç ana başlık öğrensek işyerinde bir kaç kat daha verimli olmamız mümkün.

Ancak böyle şeyleri herkese anlatmak mümkün değil. Nedeni ise yukarıdaki paragraflarda yazılı. İnsan beyninin çalışma biçimi bunun ana nedeni. İnsan beyni uydurur, uydurduğu şeyler üzerine davranışlar üretir. Bizim pazarlama, satış, insan kaynakları, muhasebe, planlama departmanlarımız da böyle çalışır. İnovasyon, liderlik gibi alanlara girmiyorum bile.

Kabullenilmesi gereken bir şey var, bunu kabullenirsek çok yol katederiz: İnsan, düşünce ve davranışlarıyla maymundan hallicedir. Bazı konularda durumu maymunlar kadar iyi değildir ve bunun bilimsel nedenleri var. Mesela maymun da kaygılanır ama maymunun kafası insan kadar çalışmadığı için maymunlar bir çok bilişsel işlevde insandan daha iyi performans gösterirler (basit matematik işlemler gibi; siz elli şey düşünerek yaparsınız işlemi (faturalar, okuldaki çocuk vs.) ama maymun bunları düşünmeden sadece önündeki işlemle ilgilenebiliyor).

Bu konuyu Youtube’da hızlıca araştırabilirsiniz. Dehşete kapılacağınızdan eminim.

Bir kez bunu kabullendikten sonra, maymundan daha iyi bir duruma gelmek mümkündür. Ancak bu sadece birinin gelip sizi uyandırmasıyla mümkün olabiliyor. İşte ben o uyandırma işlemine eğitim diyorum.

Osman Börütecene