Nasıl Bir Eğitim Anlayışı Geliştirmeliyiz?

Uyguladığımız eğitim sistemlerinden bütün dünya şikayetçi. Üstelik biz Türkiye’de daha da kötü durumdayız. Peki yanlışlar nerede ve bu nasıl değişecek?

Piyasadaki en basit eğitimi ele alalım: Sunum eğitimleri. Sunum nasıl hazırlanır, nelere dikkat etmek lazım ve benzeri konu başlıkları olan sunum eğitimleri. Dikkatle incelerseniz bu en basit eğitimin bile becerilemediğini görürsünüz. Bunun kriteri çok basit. Bu eğitimi alan bir departmanın eğitimden bir hafta sonraki sunumlarına bakın. Eğitimin bir işe yaramadığını görürsünüz.

Burada örneği iş dünyasından verdim ama, kamuya açık ilk ve orta öğretim ile üniversite eğitimlerimizde de durum aynı. Bunun bir çok nedeni var ama en önemli nedeni insanı tanımayı reddetmek.

Bugün pilav yapmak için alacağımız pirinci tanımak zorunda olduğumuzu biliyoruz. Salata yaparken, yemek yaparken satın alacağımız malzemeler hakkında bilgi sahibi olmazsak o yemeğin bir şeye benzemeyeceğini tecrübe ile öğrenmişiz.

Bu tecrübemizi eğitim alanına taşımak zorundayız. İnsanın öğrenme süreçlerine dair bilgimiz yok değil var. Eğitim fakülteleri bu konuyla on yıllardır uğraşıyorlar ve bir birikime sahipler ama biz onları dinlemiyoruz. Gerçekten de, mesela saçma sapan bir hutbe verdi diye diyanet işlerinden şikayet eden insanlar (ben dahil) bilimin kendilerine sunduğu gerçekleri görmezden geliyor (ben hariç).

Eğitimlerin gerçekten fayda göstermesi için eğitimcinin eğitim vereceği konudan önce insana dair donanımlı olması gerekiyor. Bunun adına teknik olarak formasyondiyoruz. Hani şu temel bilimler okuyan öğrencilerden formasyon alanlar öğretmen oluyor ya, o formasyon işte.

Bu sistemin işletmelere sunulan eğitimlere de taşınması gerekiyor. Bunun için devleti beklemeye gerek yok. Bunun için herhangi bir kurumu da beklemeye gerek yok.Durumun farkında olan her eğitimci kendini bu konuda yetiştirebilir. Yeter ki sorunun farkında olsun. Verdiği eğitimin daha işe yarar daha kalıcı faydalar üretebilmesi için o eğitim konusunun dışında çalışması gereken şeyler olduğunun ayırdına varsın.

O şeylerden en önemlisine örnek vereyim. Sunum eğitimi verirken karar alma eğitimini de yanına koymamız gerekiyor. Bunu yapmadığımız takdirde bir sunumu nasıl hazırlaması gerektiğini anlamış biri, karar alma mekanizması gelişmediği için neyi nereye koyacağına hala karar veremiyor. Ne kadar bilgi sunması gerektiğine karar veremiyor. Neyi ayıklaması gerektiğine karar veremiyor.

Nasıl ki bilim interdisipliner ve holistik olma mecburiyetini kavradı ve buna çalışıyorsa, biz de verilen eğitimlerin sadece kendi içerikleriyle bir işe yaramayacağını anlamalıyız. Herkes kendini daha akıllı olmak üzere sürekli eğitmeli.

Osman Börütecene

0 cevaplar

Cevapla

Yazıyla ilgili ne düşünüyorsun?
Paylaşmandan mutlu oluruz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir