Sık Sorulan Sorular

Sık Sorulan Sorular

Eğitici Oyun ve Simülasyonlar nedir?

15 kişiden 500 hatta 1000 kişiye kadar, aynı mekanda, yüz yüze yapılabilen ve yaşatarak öğretme esasına dayanan çalışmalardır. Katılımcılar, belli bir konudaki tüm öğrenme noktalarını deneyimler ve bu süreç içindeki davranışlarının olumlu veya olumsuz sonuçlarını alırlar. Bu süreç, öğrenmenin önündeki bariyerleri kaldırır. Kişilerin kendi güçlü ve zayıf yönlerinin farkına varmalarını ve gelecekteki davranışlarını değiştirmek konusunda karar almalarını sağlar.

Eğitici oyun ve simülasyonlarda iki temel yöntem kullanılır. Birinci yöntem, katılımcıların kendi sektör ve işleri ile ilgili öğrenme noktalarını deneyimlemelerini sağlar, ancak bunu fonda yer alan belirli bir senaryo ve olay örgüsü içinde yaşatır. İkinci yöntem ise tamamen katılımcıların kendi sektör ve işlerini simüle eder. Bir başka deyişle birinci yöntemde örneğin bir “Bayi Geliştirme Simülasyonu”nda, katılımcılar birer gemici olmakla birlikte, stok, nakit akışı, insan kaynağı vb. yönetmek durumundadırlar. İkinci yöntemde ise, örneğin bir “Fabrika Yönetim Simülasyonu”nda, fabrika müdürü, satış müdürü, kalite müdürü vb. olarak belli durumları yönetmek ve karar almak durumundadırlar.

Yaşayarak öğrenmenin klasik eğitim yöntemlerinden farkı nedir?

ADS’nin eğitici oyun ve simülasyonları klasik eğitim yöntemlerine göre 4-6 kat daha etkilidir:

  • Kendini tanıma; Kişilerin kendi güçlü ve zayıf yönlerini farkına varmalarını sağlar.
  • Öğrenmenin önündeki bariyerlerin kaldırılması; Öğrenmek ve katılımcı olmak için istekliliğin artırılmasına imkan verir.
  • Öğrenme ve uygulamaya dönüşme oranının artırılması; Öğrenilenlerin akılda kalmasını ve daha yüksek oranda uygulamaya dönüşmesini sağlar.
  • Karma gruplarda etkinlik; Farklı yaş, tecrübe ve hiyerarşik seviyeden kişilerin birlikte çalışmasına imkan verir.
  • Maliyet ve zaman konularında etkinlik; Kalabalık gruplarla toplantı çözümü olarak kullanıldığında hem mesajların toplu halde verilmesi hem de maliyet açısından etkin bir çözüm yaratılmış olur.

Eğitici oyun ve simülasyonların kullanım alanları nelerdir?

Eğitici oyun ve simülasyonlar 3 temel alanda kullanılmaktadır:

  • Eğitim; Simülasyonların entegre edildiği eğitimler söz konusu olabileceği gibi, kurum içi eğitim çözümlerinin benimsendiği durumlarda, kalabalık gruplarla eğitim öncesi referans oluşturmak amacıyla veya eğitim sonrası pekiştirme amacıyla kullanılabilir.
  • Eğitimin etkinliğinin ölçümü; Sınıf eğitimlerinin sonrasında uygulanarak, eğitimle kazandırılmak istenen davranış biçimlerinin uygulamaya dönüşme oranı ölçülebilir.
  • Toplantı çözümü; Bayi, şube, acente veya kurum içi toplantılarınızda, bir yandan vermek istediğiniz mesajları destekleyecek, bir yandan da katılımcılara keyifli ve coşkulu anlar yaşatacak çözümlerdir.
  • Oryantasyon programları, piknikler vb.; Tanışma, kaynaşma ihtiyacı duyulan durumlarda veya motivasyon amaçlı programlarda eğlence ve etkileşim yönü ağır basan oyunlar kullanılabilir.

Eğitici oyun ve simülasyonlar, öğrenilenlerin hayata geçme oranını nasıl artırıyor?

Eğitici oyun ve simülasyonlarda katılımcılar, belli bir konudaki tüm öğrenme noktalarını deneyimler ve bu süreç içindeki davranışlarının olumlu veya olumsuz sonuçlarını alırlar. Bu süreç, öğrenmenin önündeki bariyerleri kaldırır. Kişilerin kendi güçlü ve zayıf yönlerinin farkına varmalarını ve gelecekteki davranışlarını değiştirmek konusunda karar almalarını sağlar.

Bu yöntem yaşatarak öğretme esasına dayanması nedeni ile, iş hayatına yeni başlayanlar veya kuruma yeni katılanlar için çok etkilidir. Uzun yıllardır iş hayatında bulunan, kendi zayıf yönleri konusunda körleşmiş, yeni paradigmaları kabullenmekte güçlük çeken kişiler için ise kaçınılmazdır.

Yaşayarak öğrenmeyi temel alan eğitim programlarına her yaş ve seviyeden çalışanlar katılabilir mi?

Evet. Oyun ve simülasyonlar kişilerin, yaş ve tecrübeden bağımsız olarak refleksiv davranışlarını ortaya koymalarını ve kendileriyle ilgili farkındalık edinmelerini sağlar. Programlarımızı daha önce üst yönetimden en alt kadrolara kadar, uzun yıllardır iş hayatında olan kişilerden, iş hayatına yeni atılan kişilere kadar her yaştan ve her seviyeden kişilerin katılımlarıyla gerçekleştirdik. Üstelik yalnızca homojen gruplar halinde değil, karma gruplar halinde de etkin sonuçlar almaya imkan veren oyun ve simülasyonlarımız mevcuttur.

Bu yöntem iş hayatına yeni başlayanlar veya kuruma yeni katılanların kendilerinden beklenen davranış biçimlerini gözlerinde canlandırabilmeleri ve bir kez olsun deneyimleme fırsatı bulabilmeleri açısından çok etkilidir. Uzun yıllardır iş hayatında bulunan, kendi zayıf yönleri konusunda körleşmiş, yeni paradigmaları kabullenmekte güçlük çeken kişiler için ise kaçınılmazdır.

Vizyonumuz, temel değerlerimiz, ticari hedef ve stratejilerimizle çalışanlarımızın yetkinlikleri arasındaki bağlantıyı nasıl kurmalıyız?

Tüm çalışmalarımızın temelinde kurumların ticari hedef ve stratejilerinin hayata geçmesine katkıda bulunmak yatar. Tasarımlarımızda, piyasa dinamikleri, iç/dış müşteri deneyimi ve beklentilerinden yola çıkarak çalışanların ticari hedef ve stratejileri daha iyi anlamalarını, bunların hayata geçmesinde kendi üzerlerine düşen rolü netleştirmelerini sağlarız. Bu rolleri çalışanların katılımıyla, kavramsal ve soyut olmaktan çıkarır günlük hayatın bir parçası olarak tanımlar, somutlaştırır, bunların hayata geçmesini sağlayacak yetkinliklerin geliştirilmesinde kurumunuza katkıda bulunuruz.

Mevcut alışkanlıkları değiştirmek ve yenilerini kazandırmak mümkün mü?

Evet. Davranış değişikliği yaratmak zorlu ve çoğu zaman uzun bir süreç olmakla birlikte mevcut alışkanlıkları değiştirmek ve yenilerini kazandırmak mümkündür. ADS, bu süreçte birçok farklı yöntemi bir araya getirerek müşterilerine geniş bir yelpazede hizmet verir. Davranış değişikliğini ölçer ve spesifik geliştirme alanlarını belirler. Ölçüm yöntemlerini kurum için sürekli bir gelişim aracı haline getirir. ADS Consulting Group’un davranış ve kurum kültürü değişikliğine yönelik çalışmalarında izlediği sürecin temel taşları aşağıdaki gibidir;

  • Kişilerin büyük resmi ve bu resim içinde kendi rollerini görmeleri sağlamak,
  • Bu rollerin hayata geçmesini sağlayacak ideal davranış biçimlerini günlük hayatın parçası halinde
    somutlaştırmak,
  • Bu davranış biçimleriyle ilgili kişisel farkındalık yaratmak ve davranış değişikliğiyle ilgili karar aldırmak,
  • Bunların hayata geçmesini destekleyecek yetkinlikleri kazandırmak
  • Davranış değişikliğini sürekli ölçerek kişilere ve kuruma geri bildirim sağlamak.

Çok kalabalık bir kadromuz var. Hepsini eğitmek için yeterli zamanımız ve bütçemiz yok. Ne yapabiliriz?

Eğitici oyun ve simülasyonların en önemli avantajlarından biri de sınıf eğitimlerine göre çok daha kalabalık gruplar için tasarlanmış olmalarıdır. Çalışanlarınızı söz konusu ihtiyaç ve bunu karşılayacak simülasyona bağlı olarak 30 kişiden 100 hatta 500 kişiye kadar gruplar halinde eğitmek mümkün. Böylece hızlı yol almak istediğiniz durumlarda hem zaman hem de maliyet etkin bir çözüm yaratmış olursunuz.

Bizim sektörümüzün kendine özgü özellikleri var. Bu sektörde tecrübeniz var mı?

Bankacılıktan, ilaç sektörüne, hızlı tüketim ürünlerinden IT’ye, beyaz eşyadan akaryakıta, yiyecek-içeceğe ve turizme kadar çok farklı sektörlerde yer alan, saygın ve seçici kurumlara hizmet vermekteyiz. Bunu, üç temel prensibe sıkı sıkıya bağlı kalmaya borçluyuz; Sizi doğru sorularla yönlendirip size iyice kulak vermek, ihtiyacınızı tam olarak karşılamak için özen göstermek ve size özel çözümler üretmek ve sektörünüzde tecrübeli danışman ve eğitmenlerle çalışmak. Sektörünüzün özelliklerini ve kurumunuzun içinde bulunduğu spesifik durumları çalışmalarımıza yansıtmak, hem ihtiyaçlarınızı en doğru şekilde tespit etmek ve karşılamak hem de yaptığımız işin altına gönül rahatlığıyla imza atmak açısından bizim için büyük önem taşır

Bize özel simülasyon tasarımı yapabilir misiniz?

Evet. İhtiyacın kapsamı doğrultusunda bir – üç ay arası gibi bir süre içinde ADS size özel tasarım yapar. ADS’nin bazı oyun ve simülasyonları tamamen müşterilerinin spesifik ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanmıştır. ADS’nin, temsilcisi olduğu Kanada’lı Experience it Inc. ile tasarım konusunda da ortaklığı bulunmaktadır.

Bizim kurum kültürümüze ve ihtiyaçlarımıza göre yeni bir program şekillendirirken veya uyarlama yaparken nasıl bir süreç izliyorsunuz, nelere dikkat ediyorsunuz?

Kurumunuzu, kurum kültürünüzü ve ihtiyaçlarınızı tanımaya yönelik ön çalışmalarımızda gösterdiğimiz özen bizi ayağı yere basan ve sonuç alabildiğimiz projeler geliştirmek konusunda güçlendiren en önemli unsurlardandır. Programın kapsamının genişliği doğrultusunda, örneğin söz konusu olan bir eğitim programının uyarlanması ise ilgili yöneticilerle derinlemesine görüşmeler ve katılımcılardan oluşturulacak örnek gruplarla grup tartışmaları (focus group) düzenliyor, iş süreçlerinizi yakından inceliyoruz.

Daha geniş kapsamlı projelerde, örneğin hizmet kültürünün yeniden tanımlanması standartların belirlenmesi ve benimsetilmesi gibi, bu araştırmaların kapsamı da tüm Türkiye’ye yayılan müşteri araştırmaları, kurum geneline yayılan gizli müşteri araştırmalarına kadar genişliyor ve detaylanıyor. Bunların sonucunda sizlerle birlikte çalışarak detaylı uyarlama veya program oluşturma çalışmaları yapıyoruz. Katılımcıların “bizi nasıl bu kadar iyi tanıyorsunuz” diye şaşkınlık içinde kalacakları, “daha dün böyle birşey yaşadım” diyerek kendilerini bulacakları örnek durum çalışmaları en çok övgü aldığımız konulardandır.

Birlikte çalıştığımız kurumlarda görev alan proje liderleri’nin bizimle, anlaşılmak için çok çaba sarfetmeden, kolay, rahat ve etkin çalıştıklarına dair görüşleri bizim için çok değerlidir.

Eğitmen bizim için çok önemli. Eğitmen seçiminde nelere dikkat ediyorsunuz?

Eğitimin başarısında, eğitimin içeriği ve yöntemleri kadar onu aktaran kişinin de önemli bir rolü olduğunu biliyoruz. Eğitmenlerimizi seçerken bir yandan akademik birikime sahip olmaları bi yandan da hem katılımcıları daha iyi anlayabilmeleri hem de aynı dili konuşabilmeleri açısından iş hayatının çeşitli alanlarında tecrübeli kişiler olmalarına özen gösteriyoruz.

Eğitmenlerimiz, uzmanlık alanlarında, kendilerini sürekli yenileyen ve katılımcılara bilgi ve birikimlerini aktarmanın ötesinde heyecan ve isteklilik verecek dinamizme sahip kişilerdir.

E-Learning

e-Eğitim Nedir?

e-Eğitim; öğretmen ve öğrencinin aynı ortamda ve aynı anda bulunmalarına gerek kalmadan, İnternet teknolojileri aracılığı ile gerçekleştirilen eğitim ve öğrenim faaliyetleridir. Öğrenciler sunulan ders içeriklerine istedikleri zaman ulaşabildikleri gibi, e-mail veya tartışma odaları gibi etkileşim araçları ile kendi aralarında veya eğitmen ve konu uzmanları ile iletişim kurabilirler.

e-Eğitim’in Faydaları

e-Eğitim;

  • Öğrenme zamanına e-Öğrencinin karar vermesini,
  • İnternet erişiminin olduğu her yerden eğitimlere ulaşabilmeyi,
  • e-Öğrencinin, kendi öğrenme hızınızda, istediği zaman, istediği kadar öğrenmesini,
  • Eğitimlere ve bilgiye tekrar tekrar ulaşılmasını,
  • Eğitmenlere ve konu uzmanlarına e-mail ve forum gibi ortamlarda sürekli olarak erişimi,
  • Eğitim masraflarından tasarrufu sağlar.

e-Öğrenci’nin özellikleri

İyi bir e-Öğrenci olmak için neler gerekir? İyi bir e-Öğrencinin özellikleri nelerdir?

  • Öğrenmenin ilk şartı öğrenmeyi istemektir. e-Öğrenciler öğrenimlerini kendileri yönlendirirler. Bu büyük bir şans olduğu gibi bazı zorluklarla karşılaşılması da muhtemeldir. Bir e-Öğrenci, öğrenme yönündeki kişisel motivasyonunu hep en üst seviyede tutmayı hedeflemelidir.
  • e-Öğrenciler günün belli zamanlarını eğitim almak için ayırırlar. Kendilerini saatler boyunca bilgisayar başında oturmaya şartlandırmazlar, fakat planlanmış eğitim seansları başarıyı artıracaktır. Örneğin her gün 1’er saatlik seanslarla eğitimlere devam edilebilir.
  • e-Öğrenciler eğitim saatini belirlerken, günün daha az yoğun ve eğitim seansının daha az kesileceği bir zamanı seçerler. Eğitim alırken mümkün olduğunca dikkatlerini dış etmenlerden (çalan telefonlar, arkadaşlarımızın sesleri vb.) uzaklaştırmaya çalışırlar.
  • e-Öğrenciler, her seansı tamamladığında yeni öğrendikleri bilgileri ve bunları ne gibi durumlarda kullanabileceklerini düşünürler. Bu motivasyonu artıracaktır.
  • e-Öğrenciler kendilerine günlük hedefler belirlerler. “Bu hafta bu eğitimi bitirmeliyim !”, “Bugün 3 farklı konu öğreneceğim” gibi.
  • e-Öğrenciler, anlamadıkları veya pekiştirmeye ihtiyaç duydukları bir konu ile ilgili olarak, öğretim üyelerine veya diğer arkadaşlarına e-mail veya forum odaları ile soru sormaktan hiç çekinmezler. Öğrenmenin en çok karşılıklı görüş alış verişi olduğunu bilirler.

Bazı e-Eğitim Terimleri

Konu Uzmanı: Bir konuda bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olan kişi.

Geribildirim (feedback): Katılımcı ile eğitimci ya da sistem arasındaki etkileşim. Geri bildirim eğitimin kalitesini artırıcı niteliktedir.

İçerik: e-Öğrenci’ye öğrenmesi için sunulan bilgi.

Uzaktan Öğrenme: Genellikle internet üzerinden gerçekleştirilen, e-Öğrenci’nin belirli bir sınıf ortamında bulunmasını gerektirmeyen eğitim ve öğrenme yöntemi.

Eğitim Yönetim Sistemi (Learning Management System – LMS): Eğitim içeriklerinin, ve kullanıcı bilgilerinin depolandığı ve yönetildiği bir e-Eğitim altyapı sistemi.

Çoklu Ortam (Multimedia): Öğrenmenin etkisini artırmak için kullanılan grafik, yazı, animasyon ses ve video gibi bileşenler.

Plug-In: Bir yazılımın özelliklerini artırmak için kullanılan yardımcı yazılım.

Portal: Özelleştirilmiş içerikleri kapsayan web sitesi.

Simülasyon: Problem çözme, prosedürler veya işlemleri öğretmek için e-Öğrenciyi gerçek ile benzerlik gösteren durumlarla karşı karşıya bırakan eğitim ve öğrenim yöntemi.

Senkron Eğitim: Eğitmen ve e-Öğrenci’nin aynı anda internet veya intranet üzerinde sanal sınıflarda etkileşim kurarak gerçekleştirdikleri eğitim ve öğrenim biçimi.

Asenkron Eğitim: Belirlenen bir zamana bağlı kalmaksızın alınabilen eğitim biçimi. e-Öğrenci ilerleme hızına ve eğitimi alacağı zaman dilimine kendisi karar verir.

Uzmanlık alanımızla ilgili desteğe ihtiyaç duyduğunuz her konuda bize soru sorabilirsiniz