Hayattan Lezzet Çıkarmanın Yolu

Başlık kulağa hoş geliyor. Ama kolay mı? Kolaysa durma yap diyenler olacaktır. Doğru! Dünyada ve çevremizde bunca olumsuzluk ve tehdit varken… Kuşkusuz kolay değil. Olumsuzluk ve tehdit varken, onlarla uğraşmamız, enerjimizi legal ve insani yollarla bunların ortadan kalması için harcamamız en doğrusu ama bunun için bile belirli bir enerjiye, motivasyona ve güce ihtiyacımız var. Aksi halde olumsuzluk ve tehditlerle mücadele edemeyiz. İşte bu kısa yazı, her şart ve koşulda motivasyonumuzu sağlamanın yollarını kısa başlıklar şeklinde sunuyor.

1- Aynı anda hem analitik hem de sentetik düşünmeyi öğrenmelisiniz. biz genelde “ya-ya da” şeklinde bir eğitimle şekilleniyoruz. hal böyle olunca ya analitik düşünenlerden oluyoruz ya da yeteneklerimizin gelişimine göre sentetik düşünenlerden… bu huzursuzluğumuzun ilki…

2- Okuyun ve bilgi edinin! Tüm korkuların kaynağı bilgisizliktir. Felsefe okumak kısa yoldur.

3- Dürüst ve düzgün insanları dost edinin! Çevrenizde gelişip canınızı sıkan belaları azaltmış olursunuz.

4- İşinizin dışında derinleştiğiniz başka konular olsun.

5- 24 saati 3’e bölün. 8 saati uyku ve dinlenmeye, 8 saat çalışmaya, 8 saati de özelinize ve sevdiklerinize ayırın.

6- Düşler, duble yaşanan zamanlardır. güzel düşler görmek için güzel anılar biriktirin. Güzel anılar için güzel insanlar biriktirin. Birlikten kuvvet doğar, kuvvet potansiyeldir, Potansiyel olmadan aktüalite olmaz.

7- Başınız derde girerse yetkililerle, büyüklerinizle, dostlarınızla paylaşın. Çok kötü şeyler gelse de başımıza, en kötüsü pes etmektir. Hace Yatmaz gibi daima ayağa kalkacak bir yapımız var. Bir matruşkadan farkımızın olmadığını bilin, hal kıyafetlerimizi değiştirmek elimizde… Gulyabani tarafınızı eğitmeyi bir eğlence haline getirin. Gerektiği yerde Pişekar, İbiş, meddah, Karagöz olun, gerektiği yerde bir şövalye, bir lady, içinizdeki arketipleri kullanın, onların esiri olmayın. Şu gerçek ki esrate de hayatın bir gerçeği ama en kötüsü insanın kötü ahlaklarına esir olmasıdır, esir olacaksak özgürlüğün esiri olmalıyız.

8- Soru sormaya çalışın, cevap aramanın en güzel yolu soru sorabilmektir ve gerçek bir soru, yanıtları unutturur.

9- Sağlınıza dikkat edin, her şeyi ölçüyle yapın, ölçüyü aşmayın, sağlık her işin başıdır.

10- Sanata zaman ayırın. Sadece izleyici olarak bile ayırmanız kafi… Sanat sizi hem geliştirir eder, hem de acılara karşı güçlü kılar.

11- Hakkınızdaki eleştirilere duygusal değil, akılsal tepki verin. Akılsal tepki eleştirileri değerlendirmektir.

12- Aklınızı kullanma cesareti gösterin. Zanlarınızı akıl süzgecinden geçirin ama bunun için aklınızı sağlıklı bir süzgeç haline getirmeniz gerekiyor, bunun yolu da felsefedir.

13- Başkalarının kusurlarıyla uğraşmayın. Ayrıca kusurlar bazen yaratıcılığımızı coşturur.

14- Farklılıklara açık olun! Farklılık hayatın gerçeği! Farklılıkları kabul ederseniz gerçeğe daha yakın olursunuz.

15- Masallar gerçeklerden uzak değildir. Masallar gerçek hayatı örgütleme enstürmanlarıdır. Kavramlar aklın kategorileri, masallar da hayalgücü yetimizin aletleridir. Kavramlar ve masallarla hayatınızı derinleştirip süsleyin.

16- Spor yapın ve diş sağlığınızı önemseyin. Spor ve diş sağlığı, hayat kalitenizi belirler.

17- Kendinizi kötü hissetiğiniz ortamlardan derhal uzaklaşın, henüz oralarda bulunmak için yeteri kadar güçlü değilsiniz.

18- Dünyaya karşı söyleyeceğiniz bir sözünüz olsun, ama size ait bir söz… başkalarının sözleriyle ancak başkalarının yaşamları deneyimlenir.

19- Nereye giderseniz gidin içiniz sizinle gelir. Çoğu kez dışarıda zannettiğimiz ve bizi rahatsız eden olumsuzluklar aslında içimizdedir. Nereye gidersek gidelim, o koşulların değişmemesi bu yüzdendir.

20- İnsan diye bir şey yoktur. İnsan bir süreçtir: Beşer, Nas, İnsan… Bizler beşer dünyaya geliriz, beşer kalırız. Yasalara bağlı yaşarsak nas oluruz, kendi yasalarımızla yaşarsak İnsan… Burada yasadan kasıt, insanı insanca yaşama davet eden ilkelerdir.
İlkeleriniz olsun. İnsanca ilkeler…

21- Taklit etmekten çekinmeyin, ama taklitte kalmayın!

22- Dostluklarınızı derinleştirin. Kimseyi aldatmayın! Alay etmeyin! Özendirin, destekleyin, yardım edin, sevindirin! Bunlar özümüzü gürleştirir ve özümüz gürleştikçe özgürleşiriz. Özgür insan hayattan lezzet çıkaran insandır.

ve unutmayın, içinde cefa barındırmayan safa yoktur.

İyi günler dilerim.

Kaan Demirdöven

0 cevaplar

Cevapla

Yazıyla ilgili ne düşünüyorsun?
Paylaşmandan mutlu oluruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir