Gerçek İhtiyaç

Kişisel gelişim eğitimlerinde ya da seanslarında ya da kitaplarında rastladığım çözümlemeler var: En başta bu çözümlemelerin çok sinir bozucu olduğunu, beni ihtiyaç duyduklarımdan uzaklaştırdıklarını düşünmüştüm ancak sonradan aslında işimi kolaylaştırdıklarını ve gerçekten ihtiyacım olanı gösterdiklerini fark ettim.

Mesela size neye ihtiyaç duyduğunuz sorulduğunda “çok zengin olmaya” cevabını verirseniz size çok zengin olmanın ne ifade ettiği, çok zenginlikten ne anladığınız sorulur. Benim en sinir olduğum sekans da bu andan itibaren başlardı, ben son derece naif olarak çok param olmasına çabalıyorum, kişisel gelişimci beni sahip olmaya çalıştığım paradan uzaklaştırmaya çalışıyor. Örnek bir diyalog şöyle gelişirdi:

– Neye ihtiyacınız var?

– Çok zengin olmaya

– Çok zengin olmak ne demek?

– İyi bir arabaya binmek demek

– O halde aslında asıl ihtiyacınız iyi bir arabaya binmekmiş doğru mu anlıyorum?

– (içimden) Of evet doğru anlıyorsunuz ama keşke öbür türlü anlamaya devam etseydiniz (dışımdan) Yaa evet öyle çıktı değil mi?

Buna benzer durumlarla sık sık karşılaşmaya başlama paternine girdiğimi fark ettiğimde gerçek ihtiyacımı anlayabileceğim bir kısa yol aramaya başladım.

Kendi referanslarımla iyi arabaya binmek, iyi bir evde oturmak, iyi şartlarda yaşamak, iyi bir insanla birlikte yaşamaktan ne anladığıma ve nasıl bir çıktı aradığımı düşünmeye başladım ve Allah sizi inandırsın, buldum.

Asıl ihtiyacımın temelini oluşturan çıktı, mutlu olmakmış meğer.

Kendimi kendi referanslarımla iyi arabaya binerken, iyi bir evde otururken, iyi şartlarda yaşarken, iyi bir insanla birlikte yaşarken imgelediğimde hep kendimi gülümserken, keyif alırken, mutluyken gördüm.

O halde hedefi mutlu olmak olarak revize ettiğimde “nasıl”ların ortadan kalktığını, yöntemlerden özgürleştiğimi fark ettim.

İşin en güzel yanı da, hedefi mutlu olmak üzere revize ettiğimde önceden bir mutluluk sebebi olarak dikkate almadığım bir sürü küçük şeyin de gizli gizli beni mutlu etmeye başlaması oldu.

Rengarenk açan bir çiçek, kahkaha atan bir bebek, güneşli bir sabaha uyanmak, uyandığının farkında olmak, aileyle kahvaltı etmek gibi önceden sıradan sayılan –ve dolayısıyla üzerinde durulmayan- bir sürü gündelik olayın içlerinde mutluluk barındırdığını fark eder oldum. Tüm buna benzer ufak tefek olayların içlerinde şükür barındırdığını da fark eder oldum ama bu ayrı bir yazının konusu.

Hayat dikkatle ve doğru açıyla baktığımızda mutlu olmamız için çalışıp didiniyormuş meğer, sağ olsun, var olsun.

Alp Beyce

0 cevaplar

Cevapla

Yazıyla ilgili ne düşünüyorsun?
Paylaşmandan mutlu oluruz!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir